26 Kasım 2011 Cumartesi

Cazibe Merkezine Yakın Olmak...

Ülkesine diğer bir ülkeden ziyaretçi geleceğini öğrenen padişah ihtişamını ve zenginliğini gelenlere göstermek için sarayının girişine kölelerini dizmiş ve zenginliğinin göstergesi olarak herbir kölenin eline içi altın ile dolu bir cam fanus verdirtmiş.

Köleleri teftişi sırasında kölelerdeki düzensizliği görünce kızmış ve kendisi müdahale etmek istemiş. En başta bulunan kölenin yanına sokulmuş ve ona birşeyler söyleyerek düzene sokmuş. Ardından diğer kölelere seslenerek hepiniz bu kölenin yaptığı gibi yapın diye emretmiş. Padişahın kendisine bu kadar yakınlaşmasına çok şaşıran ve heyecanlanan birinci kölenin eli ayağı titremeye başlamış ve heyecandan elindeki cam fanusu düşürmüş. Bunu gören onlarca köle de padişahın ona fısıldayarak bunu söylediğini düşünerek ellerindeki cam fanusları bırakıvermiş... Bütün altınlar yere serilmiş...

Bunun üzerine padişah bütün kölelere ceza vermiş ancak birinci köleyi hariç tutmuş. Çünkü cazibe merkezine yakın olanların hata yapma ihtimali çok daha yüksektir, kölesinin heyecanlanıp hata yaptığını görmek padişahın büyüklüğü, bunu görememek diğer kölelerin acemiliğini gösteriyor.

Hata yapan insanları görmek, hata yaptığını bilmek, hata yapabileceğini kabullenmek, hatayı kendine bahane olarak kullanmamak, mümkünse hatası için onları uyarabilmek...

Cazibe merkezine, başka bir ifade ile çekim merkezine yakın olanların hatalarını ve başarısızlıklarını anlayabilmek lazım, çünkü yaşadıkları stres bile birçok kişinin kaldıramayacağı bir yük.

Yukarıdaki hikayeyi geçen gün radyoları gezerken duydum, hoşuma gitti. Herkesin içinde bulunduğu duruma göre yorumlayabileceği, derin düşünülürse çok faydalı düşüncelere ulaştıracağını düşündüğüm bir hikaye.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...