20 Kasım 2012 Salı

Coursera ve Udacity Güzel Bir Gelecek Vadediyor.

Uzaktan eğitim kavramı televizyonlarla başladı ve internet ile ha geldi ha gelecek diyorken en nihayetinde elle tutulur çalışmalar ortaya çıkmaya başladı. Bunlardan ikisi Coursera ve Udacity. İsimleri artık çok sık duyulmaya başlandı. Sitelere girip takip ederseniz binlerce kişinin dersleri izlediğini, takip ettiğini göreceksiniz. Ayrıca derslerin heyecan verici açıklamaları da ayrı bir güzel.

Coursera simgesindeki sonsuz işareti çok anlamlı!

Bu siteler biraz havada kalan uzaktan eğitim meselesini insanların kabullenebileceği ölçüde sunuyor. Videoların arasına sorular koyuyorlar. Belirli tarihleri olan ödevler veriyorlar, vizeler ve sonunda final sınavı yapıyorlar. Üniversiteyi evinize taşıyorlar. Çok faydasını görüyorum.


Kendi kendine motivasyon. Öğrenmenin yaşı yok!
Coursera "deadline" mantığına göre işliyor, derslerin bir başlangıç ve bitiş tarihi var. Aynı şekilde ödev ve sınavlar da aynı üniversitede olduğu gibi takvime bağlı işliyor. Udacity ise bir takvime bağlı kalmadan istediğiniz zaman takip edebileceğiniz bir platform oluşturmuş. Coursera üniversite eğitimini internete taşıyor, Udacity internetten yeni bir eğitim modeli geliştiriyor diyebiliriz. İki sitede de öğretim görevlileri, akademik insanlar ders veriyor.

İzleyenlerin yaş aralığına baktığınızda 16 dan 60 yaşına kadar çok sayıda insan görebiliyorsunuz. Öğrenmenin yaşı yok. Herşeyin tamamen ücretsiz olması ve kursu başarılı bitirdiğiniz takdirde online sertifika alıyor olmanız ayrı bir motive edici etken ancak en önemlisi öğrendiğiniz-öğreneceğiniz konuların güzelliği daha çok heyecanlandırıyor insanı.


Video aralarında sorulan sorulardan, ödevlere kadar güzel düşünülmüş oluyor. Savsaklama iş yok, kaliteli gidiyor herşey. Mesela video arasında sorulan soru hemen anlatılan konu hakkında oluyor ancak anlayıp anlamadığınızı ölçüyor, çok karıştırılan kavramlar üzerine sorular sorup öğrenciyi düşünmeye zorluyor. Anlattığımı sorayım gibi bir geçiştirme yok. En güzel yanı da böyle güzel  konuların hem eğitim konusunda tecrübeli hem de teknik konuda çok bilgili insanlar tarafından anlatılıyor olması. Normalde teknik konular için aldığınız kitaplarda genelde bir "eğitim" eksikliğini görebiliyorsunuz, öğrenmeyi çok büyük etkileyen öğreticinin eğitim bilgisi bu kurslarda çok büyük avantaj.

Derslerin kendi içinde forumları oluyor. Sınav sorularından, konuyla alakalı herşey aynı süreçten geçen öğrenciler tarafından tartışılıyor. Aynı süreçten geçtikleri için biribirlerinin anlamadığı noktayı daha çabuk kavrıyorlar ve anlayacağı şekilde yardımcı oluyorlar. Bunun yanı sıra dersi anlatan öğreticiler de forumu takip ediyor ve cevaplar yazıyor, vereceği faydayı siz düşünün.

Napolyon ne demiş?
Dersler İngilizce anlatılıyor tabii ki. Sıkıntı çekiyorsanız İngilizce altyazı desteği ile izleyebilirsiniz. Genelde berrak ve anlaşılır bir İngilizce konuşuyorlar. TED videoları gibi Türkçe altyazı desteği gönüllüler sayesinde gelirse çok faydalı olur öğrenmeye hevesli ancak İngilizcesi yetersiz olanlar için.

Yazı uzadıkça uzuyor, çok daha fazla yazabilirim. Aklımda bir sürü yazacak şey var bu kurslarla alakalı  ileride yazmayı herkesi teşvik etmeyi düşünüyorum.Son iki tavsiyeyle bitirelim:
  • Coursera'yı anasayfanız yapın! Google'ın yanında bir sekmede de o açılsın, zarar etmezsiniz.
  • İngilizceniz eksikse geliştirin, bütün kaynaklar ilk önce ingilizce çıkıyor. Napolyon ne demiş: İngilizce İngilizce İngilizce....

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...